YERDENİZ BÜYÜCÜSÜ – URSULA K. LE GUİN

“Söz sessizlikte,

Işık karanlıkta,

Yaşam ölürken,

Bomboş gökyüzünde

Uçarken parlar atmaca.”

Bilim kurgu türünün  en önemli yazarlarından Guin’in Yerdeniz serisinin ilk kitabıdır, Yerdeniz Büyücüsü. Bir gençlik romanı olarak çıktı.

Büyücüleriyle ünlü Gont Adasının en büyük Baş büyücüsü  Çevik Atmaca’nın  çocukluğu ve büyücülüğe giriş macerasını okuyoruz Yerdeniz Büyücüsünde.

Adına şarkılar yakılan büyücünün şarkılar yakılmadan önceki hikayesi.

Çocukken taşıdığı ad Duny. Annesi ona hayat ve ismini verip bir yaşına gelmeden ölür. Yedi yaşında teyzesinden şans eseri keçi çağırma büyüsünü öğrenerek başlar büyücülük macerası. Yırtıcı kuşları da etkileyebildiği için Çevik Atmaca diyorlar Duny’e.

Köyünü büyüyle bir sis bulutu ardına saklayarak kurtaran Duny, Büyücü Ogion’un öğrencisi oluyor. Ve öğrenciliği esnasında gösteriş yapmak için henüz yetkin olmadığı halde  Ogion’un büyü kitabından bir büyü yapıyor ve Gölge ortaya çıkıyor. Kitabın bundan sonrası Gölge ile Ged’in kaçma kovalama maceraları şeklinde kurgulanmış.

-Ged-Gölge: İyi -Kötü

-Kaçma-Kovalama: Önce Ged kaçıyor, gölge kovalıyor, sonra gölge kaçıyor Ged kovalıyor.

-Evcil hayvanı: Otak

-Yardımcı olan yakın arkadaşı: Vetch

-Arama motifi ile kurgulanmış. Aranan şey bulunduğunda kurgu kötü olanın yenilip iyi olanın kazanmasıyla  sona eriyor.

-Hedefe ulaşmada yardımcılar var. Ogion , sonra Baş büyücü Nemmerle ve daha sonra arkadaşı Vetch.

Hedefe ulaşmada engeller çıkıyor karşısına.

Sihirbaz kız, şatoda prenses, Jasper kötü karakterler.

“Duyabilmek için susmak gerekir.”

“Çünkü benim ne öğrettiğimi henüz keşfedemedin.”

Gölge:”Omzundan bakınca kapalı kapının yanındaki karanlıktan da karanlık şekilsiz pıhtı bir şeyin süründüğünü gördü.”S.28

Roke Müdürü Baş büyücü Nemmerle:”Saçı sakalı ve cübbesi beyazdı;yıllarını yavaşça kullandığı için, tüm karanlıklar ve ağırlıklar üzerinden süzülmüş gitmiş gibi görünüyordu; yüzyıl boyunca oradan oraya sürüklenmiş bir tahta parçası gibi aklanmış ve yıpranmıştı. S.40

S:65: Roman boyunca konu edilen Gölge nedir diye düşünelim :

Gölge belki de Ged’in kibirli benliğidir, kötü yönleridir. Şöhret ve gösteriş düşkünlüğü S.65. Kitabın ilerleyen sayfalarında olgunlaşmaya başlayınca Gölge kaçmaya başlıyor ve sonunda Ged olgunlaştığında Gölge , Ged’in içinde eriyip kayboluyor. Bu aslında her insanda olan özellikler. İnsanoğlunun iyi ve kötü yönleriyle bir bütün olduğunu , kötü yönlerimizden tamamen kurtulmak değil, bu yönlerimizi kontrol altında tutmak gerektiğini düşündürüyor bana okurken.

S.74 “Kim bir adamın ismini biliyorsa onun hayatını avuçları içinde tutuyor demektir.”

S.75 “Yorgun adam aptal olur.”

S.75 “Gölge yaratık br insanın ruhu değildi,” benim yorumum; insan ruhunun bir parçasıydı.

S.76 “Sadece çok büyük bir güç onu çağırabilirdi, hatta belki tek bir güç, tek bir ses, senin sesin,” çünkü kendimizdeki eksik ve kötü yönleri sadece biz tamamlar, düzeltir ya da kontrol edebiliriz.

“Fakat gerçek şu ki, insanın gerçek gücü büyüyüp bilgisi arttıkça izleyebileceği yol iyice daralıyor. Ta ki en sonunda sadece ve sadece mutlaka  gerekenden başka yapacak şeyi kalmayıncaya kadar.”

Anlıyoruz ki Ged büyüyünce mutlaka gerekenden başka bir şey yapamayacak kadar büyüdüğünde gerçek gücü ortaya çıkıyor ve Gölgeyi yeniyor.

“Demir mıknatısın nerede olduğundan emin midir?” Ged Gölgenin kaçtığı yerleri bilmese de onun nerede olduğunun demirin mıknatısın yerini bilmesi gibi biliyor. Buradan çıkarımım şu oluyor. Gölge ile arasında başka kimse ile olamayacak bir bağ var. Çünkü Gölge Ged’in varlığının bir parçası. Kötü olan parçası. Ve Ged gelişimini tamamladığında kötü parçasını  yok edebiliyor. Aslında hepimiz iyi ve kötü yanlarımızla bir bütünüz ve kötü yanlarımızı yok etmek değil kontrol etmek asıl önemli olan .

Kitapta yolculuk epey yer tutuyor,bir yerden bir yere gitme, kaçma kovalama kurguda ağırlıklı yer tutuyor. Bu okuyucuda bazen takipte zorluğa sebep oluyor.

Kitap serinin diğer kitaplarına  okuyucuyu hazırlama niyetiyle yazılmış gibi hissettirdi bana. Böyle yazılan seri kitaplar olabilir ancak  seride  her bir kitabın kendi içinde de zengin  malzemeler içermesine  engel olmamalı  bu durum. Kargadlardan köyünü kurtarması, ejderhalarla savaşması, saraya gidip büyücü prensesin ölmesi  kurguda önemli yer tutan olaylar , daha büyük bir şeyler olur mu diye okuyoruz ama olmuyor.

S.78 de Ged , Roke büyücülük okuluna girmek istiyor ama büyücünün adını bulması gerekli  orada “İsminizi  zorla almaya gücüm yetmez, aldatmaya  ise aklım yetmez, ta ki  kazara sorumu cevaplarsanız girebilirim diyor, ve doğrudan büyücünün adını ona soruyor. Kapıdaki büyücü gülümseyerek ismini söylüyor ve Ged içeri giriyor. Bazen zayıflıklarımızı kabullenerek güçlü oluruz.

Guin bu kitapta büyücülüğü kadınlara yakıştırmıyor.

S.13’te ” Bir kadın büyüsü kadar habis, bir kadın büyüsü kadar güvenilmez,”diyor.

Büyü yaparken bile doğanın dengesinin korunması gerektiğinden bahsediyor. ” Kendi gücünü fırlatıp atan kişi bazan daha büyük bir güçle dolar.”

Yerdeniz serisi 18 yıl üçlü seri olarak kaldı. On beş yıl sonra dördüncü kitap yazıldı ve bir on yıl sonra beşinci kitap yayımlandı.  Romanda Ged koyu tenlidir. Beyaz ırk dışında ırklara yer verilerek ırk düşmanlığına da bir gönderme yapılmıştır.

Saliha Şahin

 

 

“YERDENİZ BÜYÜCÜSÜ – URSULA K. LE GUİN” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir